Sosyalist Ülkelerde 12 000 KM.

Rusya dahil, Bulgaristan,Romanya,Finlandiya,İsveç,Norveç,Doğu Almanya, Macaristan,Yugoslavya gibi ülkeler görülecekti İki Otobüste .80. kişi kadardık.
Rusya ilk defa  Türkiye’den bir Turist Kafilesine vize veriyordu.,Tura yazılıp,Vize alamayanlar da olmuş.
Dizi’yi nakledecek değilim,sadece Gezide  ilginç bulduğum birkaç olayı anlatmakla yetineceğim.
Birisi ; Nazım Hikmet’in ‘’Mezarının bulunduğu  ‘’Ünlüler Mezarlığı ‘’ Ziyareti idi.
İstediğimiz yeri gezemiyorduk. Programı Ruslar yapıyorlar,kaçamak yaparsak nazikane bir uyarı yapıyorlardı.Nazım Hikmetin mezarını görmek istiyorduk, Ruslar ziyareti programa koymak istemiş, Sefaretimiz koydurmamış. Esasen Sefirimizin ,bizlerinde ziyaret etmememizi rica ettiğini Turu düzenleyen Serlim Bey bize iletmişti. Moskova gezilerimizin birisinde ; Çarlardan birisinin kızını hapsettirdiği bir Kilise ziyaret edilecekti,  Gidildi, ancak ben ve yol arkadaşım Av. Süleyman Kurtuluş,Kiliseye girmedik,dışarıda etrafı seyretmeyi daha uygun bulduk. Tesadüf mü, özellikle Rusların özellikle tertipleri mi bilmem,  yanımızda, Nazım Hikmetin mezarının bulunduğu Meşhurlar Mezarlığı varmış.
Tesadüfe sevindik. Şişman bir Rus Kadın Kapı önündeydi,Nazım Hikmet diyince güldü, ve kendisini takip etmemizi işaretleyince iki tarafı Büst ve Heykellerin bulunduğu geniş bir asfalt yoldan Nazım’ın Mezarının yanına geldik.
Siyah bir Kaya üzerinde Rusça ve Türkçe isminin yazılı olduğu  mezar önünde . fotoğraf çektik, Film de aldık..( Resim, dizi ile birlikte  Son Haberde yayınlanınca  Vilayetteki Emniyet Toplantısında konu edildiğini öğrenmiştim. Komünist  değilmişiz.)
İkincisi ; Harkof – Kiyef arasında Otobüsümüz devrildi, yaralananlar arasında ben de vardım., Şevket Süreyya Aydemir ağırdı  biz devam ettik,o Moskova Hastanelerinde  uzun süre kalmış..Ben Ağır yaralı olmadığımdan Operasyondan sonra  iki gün Harkof’da bir kampta tedavi görmem yetmişdi.Geziye çıkarken eşim, üzerinde Allah yazılı altın işlemeli Beyrut Yapısı küçük bir Kolyeyi boynumda taşımamı istemiş, ben de takmışdım.
Poltava Hastanesinde çıkan kolumu  yerine yerleştiren iki doktor,  Kolyeyi merak etmişler,rehberimiz Nataşa ‘ya sormuşlar;
-Kazadan korunmak için mi takmış ?
-Tabii dedim
-Ama yine de kendilerine fayda sağlamamış.elimize düştü demişler,
-Ama buraya düştük, öteki tarafa değil dedim.
Gülüştük.
Diğeri üzücü bir olay ;  Otobüsümüz devrildiği için biz Helsinki’ye trenle gelmiş, yola devam için diğer  gurubu bekliyorduk. Gecikmişlerdi. Meğer Leningrad da Avrupa Oteli önündeki Otobüsleri  soyulmuş. Ruslar çok utanmışlar,özür dilemişler ve herkesten kaybettiklerini ödenmek üzere bildirmelerini istemişler. Verilen bildirilerden birisi o tarihte Kırmızı Pasaportlu  bir Adliye mensubuna aitmiş.  O zatın Rusya’ya girerken,  deklere etikleri arasında bunların hiç birisi zikredilmemiş Bu Rusya’da ağır Suç.(Biz de de öyleydi).
Kanuni takibat yapacaklar, belki de kafileyi bir süre tutacaklar.. Bu defa özür dilemek bizimkilere düşmüş, Şikayetimizin de, herhangi bir talebimizin de olmadığı yazılı olarak bildirilmiş, yola devam edilebilmiş..Turu  düzenleyen Duru Turizm sahibi Selim Bey  olayı anlatırken,Ruslara rezil olduk demişti.

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

clear formSubmit