Bougainville;
Konsolos Çiçeği İsmini Hangi Konsolosluktan aldı. İtalya mı İspanya mı?

“Bir de dostluk” isimli kitapta Necdet Canaran’ın Ksenofon Tahinci ile yaptığı bir söyleşisi yayınlandı. Yakın zaman önce vefat eden, Fonda olarak da anılan Ksenofon, Mavromati’nin torunlarından Fedon Tahinci’nin oğlu. Zaman zaman değindiğim konular olması ve söyleşinin bazı kısımlarında ayrı görüşümün olması nedeni ile yazmak gereğini duydum.
Mavromati, ölümünden sonra yüz küsur sene geçmiş olmasına rağmen unutulmayan bir kişiliğe sahip yabancı uyruklu bir Rum… Zamanın ekonomisinde, tarımında, sanayisinde öncü olmuş, gerek cemaatine gerekse yaşadığı kente büyük faydalar sağlamış bir kişi. Cumhuriyet sonrası ailesinden yalnız Tofi Mavromati ile Fedon Tahinci Mersinde kalmışlar. Zira Tofi, Rus; Fedon İsviçre uyruklu idiler ve Tofi den sonra torun çocuğu olarak yalnız Fonda Mersinde kalmıştı. Tofi Mersinde Mari Kokaz ile evlendi sonra vefat etti.
Çok geniş ve faal bir aile olmasına rağmen günümüze bu ailen umulduğu kadar fazla bir şey kalmadı. Rahmetli Gündüz Bey Mavromati için araştırma yapmıştı. Fonda ile de görüşmüş yeterli bilgi alamamış. Ailenin şeceresini hiç öğrenememiş. Çarşamba günleri benim yazıhanemde buluşurduk. Bir seferinde bu eksiklik durumunu bana açmıştı. Bende mevcut bir belge ile kendilerine yardımcı olmuştum.
Belge bir dava ile ilgiliydi. Dava; Mersinde Mavromatiler gayrimenkul satın alan bazı kişilerin varisleri ile hazine arasında, Mersin Tapulama Mahkemesinin 985\186 de kayıtlı bir davaydı. Yargıtay Genel Hukuk Kuruluna kadar gitmişti. Aile tablosu, ölümleri, tabiiyetleri Yargıtay kararında yer almıştı. Gündüz Bey, Mersin Üniversitesinin tertiplediği 2002\ Nisan Kollekyumunda Şecereyi(benden aldığını belirtmek nezaketi ile birlikte) açıklamıştı.
Az bilinmesi ve önemine binaen, aşağıda şematik olarak bir defa da ben açıklayacağım. Konuya “Bir de dostluk” kitabı ile girmiştik. Şimdi bu konuya geçiyoruz.
Bildiğimiz kadarı ile Atatürk Evi dediğimiz bina, Mavromati’nin damadı Chrisman adına kayıtlıdır. Canaran ile görüşmesinde de Fonda; Christmanların çocuğu olmadığı için kurtuluştan sonra babam Fedon Tahinciye kalmıştır” diyor.  Fedon Christman‘ın varisi olmadığı için ona intikal etmemesi gerekir. Veraset nedeni ile desek, Mavromati’nin torunu olduğundan, kendisinden başka bütün varisleri ortak olur. Fonda bu konuda bir açıklama getirmediği için anlaşılamıyor.
Benim bu konudaki araştırmalarımda öğretimlerim var. Doğruluk derecesi her zaman tartışılabilir.  Nüfus kaydından da öğrenilebilir yetkimiz olmadığından bu kayda erişemiyoruz. Christman; Fedon Tahinciyi evlatlık almış. Bu suretle Chirisman’ın varisi olabilmiş. Konstantin Mavromati’nin aile tablosu şöyle:

Şema Konulacak  ?????

Mavromati’nin çocukları; Hristo Se- DoYunan, Andoria Yunan, Eleni Yunan, Kalyopi Yunan, Heremyeri Yunan, Arjantin Yunan, Antonaki Yunandır. Torunları ise; Teodor Romen, Atina Yunan, Fedon İsviçre, Madlen İtalyan uyrukludurlar. Antonaki çocukları; İspironi Yunan Konstaniye Rus, Hristoforos(Tofi) Rus, Aleksandra Yunan, Atina İngiliz uyrukluydular. Ancak Yargıtay Genel Kurulu Öfemi ve Lili’nin hangi devletin uyruğu olduğunun incelenmesine de karar vermiş.
Diğer konuya geçersek;
Begonvil”Konsolos adını kimden aldı?

Konsolos Çiçeği bu ismi, Mavromati’nin İspanya konsolosluğu döneminde Pergolalar üzerine konulmak üzere gölgelik için getirttiği, daha sonra konsolos adı ile ünlendiği Fonda’nın ifadesi ile kitapta yer almış. Kısaca Begonvil’in Konsolos Çiçeği olarak ünlenmesi Mavromati’nin İspanya Fahri Konsolosluğuna mal edilmiş. Bunu yeni duyuyoruz. Bu çiçek Pergolada değil, bir koca binanın ön cephesini yıllarca kapladı. Ben bundan 19 yıl evvel bir dergide aynen şöyle yazmıştım; (… Nacar Evi olarak bilinen bina, 1905 yılında Vedih Nacar tarafından inşa ettirilmiştir. Uzun süre İtalyan Konsolosluğu olarak kullanılmıştır. Binanın ön cephesini kaplayan çiçeklere bu gün de halk arasında “konsolos çiçeği” denilir. 1)
Bunu “Eski Mersinde Yaşam” adlı kitabımda tekrarlamışım. ( sa. 165) demek ya okunmamış yahut da hesaba alınmamış…
Şimdi aynı konuda bir başka belge. “ Türkiye de Yabancı Bir Gazetecinin Araştırmaları” isimli kitabın yazarı Romano Damyani. Evvela kitabın yazarını tanıyalım. Eski Mersinliler Damyani Ailesini iyi tanırlar. Uzun yıllar İtalya’nın Mersin Konsolosluğunu yaptılar. Tüccar Kulübü’nün ailece müdavimiydiler. Romano 1929 doğumlu. İtalyan uyruklu babası Mersin İtalyan Konsolosluğuna atanınca Mersin’e gelmiş. Mersin lisesini bitirdikten sonra Milano Hukuk Fakültesinden mezun olmuş. Milano Katolik Üniversitesi Uluslararası Amme Hukuku İhtisas diploması almış. Ansa Ajansı Türkiye temsilciliğine atanınca, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın-Yayın Yüksek Okuluna devam edip buradan da diploma almış.
Kitaptan buna ait bölümü aktaracağız. Begonvil’in kimin tarafından ve nasıl konsolos çiçeği yapıldığına okuyucular karar versin…
(… o zamanki İtalyan Konsoloshanesi binasını daha ilginç kılan bir hususiyet vardı. Babama Rodos’dan ufacık dört tane ağaç dalı bir İtalyan vapuru ile gönderilmişti. … Babam o ufacık dalları cebine koyarak karaya indi. Ve Konsoloshanenin önündeki bahçeye ekti. Hiç tahmin etmiyordu, fakat odalar kök saldı. Yukarılara doğru alabildiğine yükseldiler. Bunlar Türkiye’de halk arasında ‘’Konsolos Çiçeği’’ diye adlandırılan Bougainville ismini taşıyan, tropikal bölgelere mahsus çiçeklerdi. …Babam zamanla bu çiçeklerin ağaçlarından dallar kopartarak dağıttı, nasıl ekileceklerini de izah etti. )2
Kitapta Mavromati’den de söz edilmiş. Biraz alıntı alırsak;
(…İpten Adam Kurtarır’’denilirdi. Gerçekten bir adamı dahi durdurabilecek güç de olmuş olduğuna inanıyorum. Andon isminde yarı yarı deli Rum tabası bir Kavası vardı. Andon Kavas bile büyük itibara sahipti’’ Mavromati ailesi mütevazı bir evde otururdu. Bina hala mevcut ise eski Tüccar Kulübünün karşısında idi. Bu evde oturan Madam Mavromatinin lakabı Kokana idi. Kokona Yunanca ‘Hanım’ demekti. Tek başına kullanıldığında çok muhterem bir hanım anlamına gelir.) diyor.
Gelin Çiçeğide denilen Begonvil, yalnız Mersin’de değil, Türkiye’nin birçok yerinde ‘’Konsolos Çiçeği ‘’ diye anılır ve bu isim bizce Mersin de İtalyan Konsolosluğunda ilk defa ekilmiş ve yayılmıştır.
İtalyan Konsololuğu; diğer kendi özel bürolarını tahsis eden Fahri Konsolosluklar gibi bir binada değil, kışla caddesinin en güzel binalarından bahçeli Nacar Evin’de yerleşikti. Bu binada 30 yıldan fazla kaldığını sanıyoruz. Mavromatiye ait işyerleri genelde Yoğurt Pazarı civarı, Gümrük meydanı gibi mahallerde olarak bilindiği gibi, Mavromatinin İspanya Fahri Konsolosluğunu da uzun süre yaptığını da sanmıyoruz. Rusya Fahri konsolosluğu yaptığı şeklindeki bilgilere de rastlamıştık.
Biz geçerli sandığımız açıklamayı yaptık. Takdir okuyucuların…

1 Mozayik Dergisi.1993.Ta. Sayı.14.Sa.46
2 Ankara.1998.Sa.105

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

clear formSubmit